Çin, bugüne kadarki en gelişmiş Ay görevlerinden biri olan Chang’e 7’yi fırlatmaya hazırlanıyor. 24 Ağustos sabahı açılacak fırlatma penceresiyle yola çıkacak insansız görev; yörünge aracı, iniş aracı, gezgin ve kraterlerin içine ulaşabilecek sıçrayan bir robottan oluşuyor. Chang’e 7, başarılı olması halinde doğrudan Ay’ın güney kutbuna inen ilk görev olacak ve bölgede su buzunu yüzeyden inceleyecek.
Chang’e 7 Ay’ın en soğuk bölgelerinde su buzu arayacak
Chang’e 7, Çin’in yedinci Ay görevi olarak Long March 5 roketiyle Hainan Adası’ndaki Wenchang Uzay Fırlatma Merkezi’nden gönderilecek. Fırlatma penceresi Çin’de 24 Ağustos sabahı açılacak.

Uzay aracının Ay yörüngesine ulaşması altı güne kadar sürecek. Ardından görev ekibi yaklaşık iki ay boyunca iniş hazırlıklarını sürdürecek ve yüzeye inişin kasım ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Görevin ana çalışma bölgesi, kenarı Ay’ın coğrafi güney kutbuna kadar uzanan yaklaşık 21 kilometre genişliğindeki Shackleton Krateri çevresi olacak. Kesin iniş noktası Chang’e 7 Ay yörüngesine girdikten sonra belirlenecek.

İniş aracının düz ve Güneş ışığı alan bir noktaya konması, ardından gezgin ve sıçrayan robotun yüzeye bırakılması planlanıyor. Daha önce hiçbir uzay aracı Ay’ın güney kutbuna bu kadar yakın bir noktaya kontrollü iniş gerçekleştirmedi.
Shackleton çevresindeki bazı küçük krater ve çöküntüler, Ay’ın eksen eğikliği nedeniyle hiç doğrudan Güneş ışığı almıyor. Kalıcı gölgede kalan bu bölgelerde sıcaklık mutlak sıfırın yalnızca birkaç düzine derece üzerinde kalabiliyor.

Milyarlarca yıldır ışık almamış olabilecek bu alanlar, su buzunun korunabileceği en güçlü aday bölgeler arasında bulunuyor. Ay’ın kutuplarında buz bulunduğuna ilişkin önceki gözlemler olsa da rezervlerin miktarı, dağılımı ve buzun yüzey altındaki yapısı henüz kesin olarak bilinmiyor.
Chang’e 7’nin dört parçalı yapısı bu alanları farklı yöntemlerle inceleyecek. Yörünge aracı Ay’ın güney kutbunu yukarıdan tararken iniş aracı yüzeyde sabit bir bilim platformu olarak çalışacak.
Gezgin çevrenin görüntülerini çekecek, radar kullanarak yüzey altını tarayacak ve Ay toprağında buz belirtilerini inceleyecek. Görev kapsamında Ay’ın topoğrafyası, yüzey bileşimi, yer altı yapısı, manyetik alanı, iç yapısı ve uçucu maddeleri de araştırılacak.
Görevin en sıra dışı aracı ise altı bacaklı sıçrayan robot olacak. Robot, roket motorunu kullanarak tek seferde yaklaşık 15 kilometreye kadar hareket edebilecek ve gezginlerin ulaşmakta zorlandığı kalıcı gölgeli kraterlere inebilecek.
Her inişten sonra bacaklarını kullanarak motor egzozunun yüzeyi değiştirmediği bir noktaya ilerleyecek ve taşıdığı matkapla Ay toprağında doğrudan su buzu arayacak.
Sıçrayan araç planlanan çoklu uçuşlarını gerçekleştirirse, Mars’ta görev yapan NASA Ingenuity helikopterinin ardından başka bir gök cisminde birden fazla kontrollü uçuş gerçekleştiren ikinci araç olacak.
Ancak Chang’e 7’de kullanılan sistem helikopter yerine roket itişiyle sıçrama yöntemine dayanıyor. Robotun yapısı, Güneş ışığının ulaşmadığı ve klasik güneş enerjili gezginler için son derece zor olan krater tabanlarına kısa süreli girişler yapmasına imkân verecek.
Ay’ın güney kutbundaki kalıcı gölgeli kraterlere daha önce hiçbir uzay aracı kontrollü şekilde girmedi. NASA, 2009 yılında LCROSS görevi sırasında bir roket kademesini güney kutbundaki Cabeus Krateri’ne çarptırmış ve çarpışmayla yükselen bulutta su tespit etmişti.
2025 yılında Intuitive Machines tarafından gerçekleştirilen bir görevde Micro Nova adlı sıçrayan aracın benzer alanları incelemesi planlandı ancak Athena iniş aracının yüzeye iniş sırasında yan yatmasının ardından Micro Nova kullanılamadı.
NASA’nın Volatiles Investigating Polar Exploration Rover, yani VIPER aracı da Ay’ın güney kutbunda su ve diğer uçucu maddeleri araştıracak. Mevcut programda VIPER’ın 2027’de bölgeye gönderilmesi öngörülüyor. Görevin Blue Origin tarafından geliştirilen bir iniş sistemi ve fırlatma altyapısından yararlanması planlanıyor.
Chang’e 7’nin bulacağı suyun miktarı kadar hangi biçimde bulunduğu da araştırmanın önemli parçalarından biri olacak. Buzun geniş ve daha kolay çıkarılabilir tabakalar halinde bulunması mümkün ancak buz parçacıklarının Ay toprağına karışmış halde olması da güçlü olasılıklar arasında yer alıyor.
Bu senaryoda bazı bölgelerde su yoğunluğu yüzde 10 seviyesine kadar çıkabilir. Toprağa karışmış buzun çıkarılması için regolitin ısıtılması gibi yöntemler kullanılabilir.
Ay’daki su, gelecekteki insanlı görevlerde içme suyuna dönüştürülebileceği gibi hidrojen ve oksijene ayrılarak yaşam destek sistemlerinde ve roket yakıtı üretiminde de kullanılabilir.
Su buzunun izotop yapısının ve bulunduğu katmanların incelenmesi, suyun Ay’a nasıl ulaştığını da ortaya çıkarabilir. Olasılıklar arasında Güneş rüzgârıyla taşınan parçacıklar ve gök cisimlerinin çarpışmaları bulunuyor. Çok eski Ay buzlarının geçmişinin belirlenmesi, Dünya’daki suyun kökenine ilişkin araştırmalara da veri sağlayabilir.
Chang’e 7 yalnızca su araştırmasına ayrılmış bir görev değil. Araçlarda Çin dışında farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar tarafından geliştirilen bilimsel donanımlar da bulunuyor.
Mısır ile Bahreyn tarafından hazırlanan hiperspektral kamera Ay yüzeyindeki maddeleri ve çevreyi inceleyecek. İsviçre ve Çin ortaklığındaki çift kanallı spektrometre, Dünya’nın iklim sistemine giren ve çıkan radyasyonu ilk kez Ay perspektifinden takip edecek.
Tayland tarafından geliştirilen uzay hava durumu sensörü ise Güneş fırtınalarının neden olduğu manyetik bozulmaları ve radyasyonu izleyecek. Tayland’ın bu donanımı ülkenin Dünya yörüngesinin ötesine gönderilen ilk uzay donanımı olacak.
İniş aracında İtalya tarafından geliştirilen lazer retroreflektör dizisi de yer alıyor. Sistem, yörüngedeki araçlarla Ay yüzeyi arasındaki mesafenin yüksek hassasiyetle ölçülmesinde kullanılacak. Rusya tarafından geliştirilen bir başka cihaz Ay yüzeyindeki toz ve elektrik alan ortamını araştıracak.
Chang’e 7 ayrıca 1,5 kilogram ağırlığında bir teleskop taşıyor. Hong Kong Üniversitesi ile Hawaii merkezli International Lunar Observatory Association tarafından geliştirilen teleskop, Shackleton Krateri’nin güney kenarından Samanyolu’nun panoramik görüntülerini kaydedecek. ABD ile Çin arasında federal düzeyde uzay iş birliğini büyük ölçüde kısıtlayan mevzuata rağmen Hawaii merkezli kuruluşun katkısı görevde yer alıyor.
Ay’ın güney kutbundaki su kaynakları, Çin ve ABD’nin uzun vadeli Ay programlarında da merkezi konumda bulunuyor. NASA’nın Artemis programında kurulması planlanan kalıcı tesislerin güney kutbu çevresinde yer alması düşünülüyor.
Çin ve Rusya’nın geliştirdiği International Lunar Research Station projesi de aynı bölgede kurulacak. ABD’deki mevcut yasal düzenlemeler NASA ile Çin’in doğrudan iş birliğini büyük ölçüde engelliyor.
Su buzunun bulunduğu bir bölgede uzun süreli bilimsel faaliyet başlatılması hukuki konuları da beraberinde getiriyor. 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması ülkelerin Ay’daki toprak veya kaynaklar üzerinde egemenlik ilan etmesine izin vermiyor. Antlaşmanın dokuzuncu maddesi ise ülkelerin diğer tarafların faaliyetlerini gözeterek hareket etmesini gerektiriyor.
Bu nedenle başka bir aracın iniş sırasında oluşturduğu egzoz, toz veya operasyonel faaliyetlerin Chang’e 7’nin araçlarına ve bilimsel ölçümlerine zarar vermemesi gerekiyor. NASA, farklı uzay araçlarının birbirlerinden en az iki kilometre uzakta iniş yapmasını tavsiye ediyor.
Chang’e 7’nin ardından Chang’e 8’in 2028 yılında yine Ay’ın güney kutbuna gönderilmesi planlanıyor. Chang’e 8 de uluslararası bilimsel donanımlar taşıyacak.
Çin, ilk insanlı Ay inişini 2030’dan önce gerçekleştirme programını sürdürüyor. NASA’nın mevcut programında Artemis IV göreviyle astronotların 2028’de yeniden Ay yüzeyine indirilmesi öngörülüyor ancak bu takvimin değişme ihtimali bulunuyor.






