Güneş Sistemi’nin dokuzuncu gezegeni olarak 76 yıl boyunca ders kitaplarında yer alan Plüton’un statüsünün değiştirilmesinin üzerinden 20 yıl geçti. Uluslararası Astronomi Birliği, 24 Ağustos 2006’da Prag’da yapılan oylamayla ilk kez gezegen için resmi bir tanım oluşturdu ve Plüton’u yeni oluşturulan cüce gezegen sınıfına aldı. Güneş Sistemi’ndeki gezegen sayısı da böylece dokuzdan sekize düştü.
Plüton neden gezegen sayılmıyor?
Plüton’un hikâyesi 18 Şubat 1930’da başladı. Lowell Gözlemevi’nde çalışan Amerikalı astronom Clyde Tombaugh, gökyüzünün farklı tarihlerde çekilmiş fotoğraflarını karşılaştırırken hareket eden yeni bir gök cismini tespit etti.

Uzun süredir aranan “Gezegen X” bulundu ve Plüton kısa süre içinde Güneş Sistemi’nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edildi. Plüton adı ise İngiltere’nin Oxford kentinde yaşayan 11 yaşındaki Venetia Burney tarafından önerildi.
Plüton’un gezegen statüsü uzun süre ciddi bir sorun yaratmadı. Ancak 1990’lardan itibaren Neptün’ün ötesindeki Kuiper Kuşağı’nda Plüton’a benzeyen çok sayıda buzlu gök cisminin keşfedilmesi sınıflandırmayı giderek zorlaştırdı.
Dönüm noktası 2005’te Eris’in keşfedilmesi oldu. Eris, Plüton’a yakın boyutlara sahipti ve kütlesi Plüton’dan daha fazlaydı. Eris gezegen kabul edilirse benzer özelliklere sahip başka Kuiper Kuşağı cisimlerinin de gezegen olarak sınıflandırılması gündeme gelecekti.
Sorunun çözümü için Uluslararası Astronomi Birliği’nin 2006’daki genel kurulunda “gezegen” kavramının resmi olarak tanımlanması ele alındı. Süreç boyunca farklı öneriler tartışıldı.
16 Ağustos’ta sunulan ilk taslak kabul edilseydi Güneş Sistemi’ndeki gezegen sayısı 12’ye çıkacaktı. Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yanı sıra Plüton gezegen kalacak; Ceres, Plüton’un uydusu Charon ve daha sonra Eris adını alan 2003 UB313 de gezegen sınıfına girecekti.
24 Ağustos’taki son oylamada ise farklı bir tanım kabul edildi. Bir gök cisminin gezegen sayılması için Güneş’in çevresinde dönmesi, kendi kütle çekimi sayesinde yaklaşık küresel bir şekle ulaşacak kadar büyük olması ve yörüngesinin çevresini diğer benzer gök cisimlerinden temizlemiş olması şartları getirildi.
Plüton ilk iki koşulu karşılıyor. Güneş’in çevresinde dönüyor ve kendi kütle çekiminin etkisiyle yaklaşık küresel bir yapıya sahip. Ancak üçüncü koşulda eleniyor.
Plüton, bulunduğu yörünge bölgesindeki diğer cisimlere karşı yeterli kütle çekimsel üstünlüğe sahip değil ve yörüngesinin çevresini temizlemiş durumda değil. Neptün’ün ötesindeki aynı bölgede Plüton’un yörüngesini kesebilecek veya onunla benzer yörüngelerde hareket eden başka gök cisimleri bulunuyor.
Yeni sınıflandırmayla cüce gezegen kavramı da resmileşti. Cüce gezegenlerin Güneş’in çevresinde dönmesi, yaklaşık küresel şekle ulaşması ve başka bir cismin uydusu olmaması gerekiyor ancak gezegenlerden farklı olarak yörüngelerinin çevresini temizlemeleri gerekmiyor.
Plüton, Ceres ve o dönemde 2003 UB313 adıyla bilinen Eris bu sınıfa dahil edildi. Plüton ayrıca Neptün ötesi cisimlerden oluşan yeni bir kategorinin prototipi olarak tanımlandı.
Karar Plüton’un fiziksel özelliklerinde veya bilimsel öneminde herhangi bir değişiklik yaratmadı. Yaklaşık 2.377 kilometre çapındaki Plüton, Kuiper Kuşağı’nda bulunuyor ve yüzeyinde dağlar, geniş düzlükler, kraterler, vadiler ve buzullar yer alıyor.
Atmosferi büyük ölçüde azotun yanı sıra metan ve karbonmonoksitten oluşuyor. Ortalama yüzey sıcaklığı yaklaşık eksi 232 santigrat dereceye kadar düşüyor. Plüton’un bilinen beş uydusu bulunuyor ve bunların en büyüğü Charon, Plüton’un yaklaşık yarısı büyüklüğünde.
Plüton’un statüsü değiştirilirken NASA’nın New Horizons uzay aracı çoktan yola çıkmıştı. Araç 19 Ocak 2006’da, Plüton hâlâ resmi olarak dokuzuncu gezegen kabul edilirken fırlatıldı.
New Horizons yaklaşık dokuz buçuk yıllık yolculuğun ardından 14 Temmuz 2015’te Plüton’un yakınından geçti ve cüce gezegeni yakından inceleyen ilk uzay aracı oldu. Bugüne kadar Plüton’a yakın geçiş yapan başka bir uzay aracı da bulunmuyor.
New Horizons’ın gönderdiği görüntüler Plüton’un yalnızca donmuş ve hareketsiz bir kaya olmadığını ortaya çıkardı. Görev sırasında dağlar, buzullar, atmosfer katmanları ve yüzeyde devam eden jeolojik süreçlerin izleri görüntülendi.
Plüton’un en tanınan yüzey oluşumlarından biri de büyük ve açık renkli kalp biçimindeki Tombaugh Regio oldu. Uzay aracı daha sonra yoluna devam ederek 1 Ocak 2019’da Kuiper Kuşağı cismi Arrokoth’un yakınından geçti.
Gezegen tanımı üzerindeki tartışma ise 2006’daki kararla tamamen kapanmadı. New Horizons görevinin baş araştırmacısı Alan Stern başta olmak üzere bazı gezegen bilimciler, bir gök cisminin sınıflandırılmasında yörüngesinden ziyade jeolojik ve fiziksel özelliklerinin esas alınması gerektiğini savunmaya devam ediyor.
Buna karşılık Uluslararası Astronomi Birliği’nin 2006’da kabul ettiği resmi tanım halen yürürlükte ve Plüton bugün de cüce gezegen olarak sınıflandırılıyor. Birliğin güncel açıklamalarında gezegen tanımının 2006’dan bu yana değiştirilmediği açıkça belirtiliyor.






